Kafası karışınca insanın, başka düşüncelere dalınca zihin bayağı bir karmaşa yaşıyor hayatında. En basitinden yazı konusunda...
Bir önceki blogumda yalnızlığın yazarlar tarafından sevildiğine, istendiğine. Sanki bende ters bir durum oldu. Ya da onlar yanlış bu konuda -hemen de kendime pay biçtim :)-. Defalarca geçtim bilgisayarın karşısına döktüm içimdekileri sizinle paylaşmak adına ama yazının sonuna gelince bi haller oluyor bana. tüm yazıyı siliyorum baştan başa...
8 Ocak 2010 Cuma
YALNIZLIK

Şimdi daha iyi anlıyorum biliyor musunuz? "Yazı yazanın kaderidir yalnızlık, o yalnızlığı ister deli gibi ve sarılmak kağıtlara..." derlerdi de inanmazdım. Başa gelince anlaşılıyormuş her şey meğerse, uzaktan ahkam kesmek kolaymış, o daha kolay belki de. Boş sayfalar ve bir kalemmiş en sadık dostun, sırdaşın, yoldaşın.. Anlıyorsun moralinin bozulduğu, hayatın sana dar geldiği, içinden çıkılamaz bir hal aldığı anlarda.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)