
Günün en karlı eylemiydi herhalde, bir kitap bitirip hiç vakit kaybetmeden yenisine başlamak. En yakın dost, güvenilir bir sırdaş, yalnızlığını gideren bir sevgili belki kitap. Belki de senin cahilliğini açığa çıkaran önemli bir araç.
Okuduğum kitap "BABA VE PİÇ". Adından da anlaşılacağı gibi bir piçin başına gelen olayları konu edinen roman. Türk-Ermeni meselesini de konu edinen tarihi derinliği de olan bir kitap. Yazarı Avrupa'da uzun yıllar kalmış olan ve gözlemlediği herşey satırlarında hissedilebilen biri: Elif Şafak.
Elif Şafak nihilizmi temel alarak yazdığı romanıyla eleştiri de almış aslında bir çok çevreden. Ve kültürümüze yabancı oluşu. Mesela; Türk sanat müziğini kötüleyerek aslında kültürümüzü kötülemekte, alçaltmaktadır. Kitaptaki Zeliha Teyze karakteri de gerek giydiği mini eteklerle gerekse abisinin tecavüzüne maruz kalması ile bir türk olmayı asla haketmez. Tabii Banu Teyze de haberleri cinlerden öğrenme safsatasıyla kendini belli ediyor. Ancak yazarın kullandığı akıcı dil, türkçeye olan hakimiyeti -ki aslı ingilizcedir- ve konuları bağlayıştaki yanlışları örtbas ediyor.
Kitaptaki bir başka konu ise Zeliha Teyze üzerinden hatırlatılan kadın haklarıdır. Erkek kardeşinin tecavüzüne uğramış olmasına rağmen kendi kurallarından hiçbir zaman vazgeçmeyen, ailenin asi kızı olmaya devam eden, "kız dediğin şöyle olur" laflarına kulak asmadan kendi çizgisinde yoluna devam eden Zeliha Teyze...
Sonunda Mustafa'nın Ermeni kızının tarihi gerçekleri öğrenmek amacıyla geldiği İstanbul'da sonlanıyor olay. Arkasından da Mustafa ve Amerika'lı karısı Rose kzıları için Türkiye'ye gelir. Ancak Mustafa ailenin kötü kaderini yenemez ve kırk yaşında ailenin son erkek ferdi olarak vefat eder.